Altın piyasasında ayrışma: Emtia düştü, maden hisselerinde beklenti yüksek
Altın piyasasında, vadeli kontratların değer kaybetmesine rağmen altına dayalı yatırım fonlarında yaşanan yükseliş odaklı işlemler dikkat çekici bir paradoks yarattı. Salı günü fiziki altın fiyatlarında düşüş yaşanırken, altın madenciliği şirketlerinin hisselerini barındıran GDX fonu günü yüzde 4'ün üzerinde bir yükselişle kapattı.
Piyasadaki iyimser havayı destekleyen verilere göre, GDX fonunda yükseliş yönlü (call) opsiyon hacmi, düşüş yönlü (put) opsiyon hacmini 5’e 1 oranında geride bıraktı. ThinkOrSwim verileri, yatırımcıların ağırlıklı olarak yükseliş beklentisiyle hareket ettiğini ve 10 binden fazla alım yönlü opsiyon satın alındığını gösterdi. SpotGamma verilerine göre ise yatırımcılar, 18 Haziran vadeli ve 100 ile 110 dolar hedefli yükseliş opsiyonlarına yoğun ilgi göstererek piyasada sert bir yükseliş ihtimaline oynadı.
Dev yatırımcılar arasında görüş ayrılığı
Madencilik hisselerindeki genel iyimserliğe karşın, piyasada yükselişin gerçekleşmeyeceğine dair büyük ölçekli bir kurumsal yatırımcı hamlesi de kaydedildi. "Balina" olarak nitelendirilen bir yatırımcı, hisselerin düşeceği beklentisiyle 1 milyon dolardan fazla harcayarak, 17 Temmuz'a kadar geçerli olan ve hisse fiyatı 85 seviyesinin altına düşerse değer kazanacak çok sayıda düşüş opsiyonu satın aldı. Bu tek işlem, küçük yatırımcıların topladığı 100 ve 110 vadeli yükseliş opsiyonlarının toplam prim değerini bile geride bıraktı.
Sektör devinde temkinli seyir
Piyasa hareketliliğinin bir diğer adresi ise dünyanın en büyük altın madenciliği şirketlerinden Newmont Mining oldu. Şirketin opsiyon kontrat hacmi 100 bine yaklaşırken, toplam opsiyon primi 500 milyon dolara ulaştı. Newmont özelindeki işlemlerde yatırımcıların daha temkinli ve düşüş odaklı olduğu gözlemlendi. Özellikle 22 milyon dolarlık büyük bir satış işleminin gerçekleşmesi, uzmanlar tarafından büyük bir yatırımcının mevcut pozisyonundan tamamen çıkış yaptığına dair güçlü bir sinyal olarak yorumlandı.
Uzmanlara göre, altın fiyatlarının ocak ayındaki rekor seviyesinden bu yana yüzde 20 değer kaybetmesine rağmen iki yıllık periyotta yüzde 89 yukarıda kalması, altın madencilerinin ise aynı dönemde yüzde 144 prim yapması, sektörü jeopolitik riskler ve faiz belirsizlikleri ortamında kritik bir dönemece taşıyor.