Bakan Fidan: Gazze'ye ilk etapta 20 bin konteyner göndermeyi planlıyoruz
Hakan Fidan, Gazze'nin yeniden inşası sürecine ilişkin Türkiye'nin ilk aşamada 20 bin konteyner göndermeyi hedeflediğini açıkladı. Fidan, insani yardım ve güvenlik başlıklarında her türlü katkıya hazır olunduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Washington’da düzenlenen Gazze Barış Kurulu toplantısının ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin Gazze’nin yeniden inşasına aktif destek vermeye hazır olduğunu söyledi. Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti doğrultusunda toplantıya katıldığını belirterek, Gazze’nin imarı ve güvenliğine ilişkin önemli başlıkların ele alındığını ifade etti.
Gazze’de altyapının büyük ölçüde tahrip edildiğini belirten Fidan, yerel yönetim mekanizmalarının yeniden işler hale getirilmesinin öncelikli ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Bu kapsamda başlangıç bütçesi oluşturulması gerektiğini kaydeden Fidan, uluslararası toplumun sürece katkısının kritik önem taşıdığını söyledi.
Türkiye’nin insani yardım konusundaki kararlılığına dikkat çeken Fidan, özellikle Refah Sınır Kapısı’nın açılmasıyla birlikte bölgeye daha fazla yardım ulaştırılmasının hedeflendiğini aktardı. İlk aşamada 20 bin konteyner gönderilmesinin planlandığını belirten Fidan, “Cumhurbaşkanımızın bu konuda özel bir hassasiyeti var” dedi. Metal konteynerlere ilişkin bazı çekincelerin bulunduğunu, bu konunun ilgili taraflarla görüşüldüğünü de sözlerine ekledi.
Fidan, tarafların mutabakatı halinde Uluslararası İstikrar Gücü’ne asker gönderme konusunda da Türkiye’nin hazır olduğunu ifade etti. Gazze’de güvenliğin sağlanması için yerel polis gücü oluşturulmasının gündemde olduğunu belirten Fidan, bu personelin eğitimi konusunda Türkiye’nin destek vereceğini söyledi.
Gazze Temas Grubu çerçevesinde koordinasyonun sürdüğünü kaydeden Fidan, uluslararası kamuoyunun dikkatinin zayıflamaması gerektiğini vurgulayarak, aksi halde bölgede yeniden insani krizlerin yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan Fidan, ABD ile İran arasındaki gerilime de değinerek, nükleer dosyada diplomatik çözüm umutlarının bulunduğunu ancak sahadaki askeri hareketliliğin de dikkatle takip edildiğini ifade etti. Türkiye’nin, sürecin askeri bir çatışmaya dönüşmeden müzakere yoluyla çözülmesini temenni ettiğini belirtti.