İstanbul'u sallayan deprem sonrası sismik izolatörlere ilgi arttı

23 Nisan'da Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul'da paniğe yol açarken, kentte deprem güvenliğine yönelik tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Özellikle son yıllarda dünya genelinde ve Türkiye'de kullanımı artan sismik izolatör teknolojisi, gündemin merkezine oturdu.

Sismik izolatörler, binaların temel ile üst yapı arasına yerleştirilen ve depremin oluşturduğu enerjinin binaya doğrudan aktarılmasını engelleyen cihazlar olarak tanımlanıyor. Bu sistemler, zemin sarsıntısının büyük kısmını emerek yapının daha güvenli ve kontrollü bir şekilde hareket etmesini sağlıyor. Halk arasında "binaların amortisörleri" olarak da anılan bu teknoloji sayesinde, yapısal hasarlar büyük oranda azaltılıyor.

Farklı türleri bulunuyor

Uzmanlar, sismik izolasyonun birden fazla uygulama türü olduğunu belirtiyor. Bunlar arasında:

Kurşun çekirdekli kauçuk mesnetler (LRB),

Sarkaç tipi izolatörler (FEB)

ve Elastomer mesnetler öne çıkıyor.

Her biri farklı zemin koşullarına ve bina tiplerine göre seçilerek, depreme karşı optimum koruma sağlıyor.

Tarihi 19. yüzyıla dayanıyor

İzolatör konsepti, 19. yüzyılda temelleri atılan bir fikir olsa da, modern anlamda ilk büyük adımlar 1970’lerde Yeni Zelanda’da atıldı. Dr. Bill Robinson’ın geliştirdiği kurşun çekirdekli kauçuk mesnetler, 1981 yılında Wellington’daki William Clayton binasında kullanılarak tarihe geçti. Bu teknoloji, sonrasında ABD ve Japonya başta olmak üzere dünya genelinde hızla yayıldı.

Türkiye’de uygulamalar artıyor

Türkiye’de ise özellikle 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında sismik izolatörlere olan ilgi kayda değer biçimde arttı. İstanbul’daki birçok şehir hastanesi, deprem anında kesintisiz sağlık hizmeti verebilmek amacıyla bu sistemlerle donatıldı.

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi 2.068 izolatörle, Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi 855 izolatörle, Pendik Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi ise 827 izolatörle öne çıkıyor. Ayrıca İstanbul Havalimanı kontrol kulelerinde de operasyonların deprem anında devamlılığı için izolatör sistemleri aktif olarak kullanılıyor.

Maliyetler göz dolduruyor

Sismik izolatörlerin yeni binalara entegre edilmesi, inşaat maliyetlerini yaklaşık %5 ila %10 oranında artırıyor. Buna karşın, mevcut bir binaya sonradan izolatör eklemek, yapı değerinin %30 ila %40’ına varan ek maliyetler doğurabiliyor. Uzmanlar, yeni projelerde bu teknolojinin baştan planlanmasının uzun vadede hem can güvenliği hem de ekonomik açıdan daha akılcı olduğunu vurguluyor.

Portal Haberler Portalhaberler Portal Haberler Deprem Sismik İzolatör