Ücret artışları mercek altında: Kim ne kadar maaş zammı aldı?
Susam Bülten'in Türkiye Raporu verileri, 2026 başında çalışanların maaş artışlarında belirgin bir yavaşlama yaşandığını ortaya koydu. Yüksek oranlı zam alanların sayısı azalırken, her üç çalışandan biri yeni yıla zamsız girdi.
Ocak 2026 itibarıyla maaşlara yapılan zamlar, çalışanlar arasında yeni bir karşılaştırma dönemini başlattı. Daha önce “Ne kadar zam alacağım?” sorusu öne çıkarken, artık merak “Başkalarının maaşı ne kadar arttı?” noktasına kaymış durumda. Susam Bülten’in Türkiye Raporu verileri üzerinden yapılan analiz, ücret artışlarının son iki yılda belirgin şekilde ivme kaybettiğini gösteriyor.
Şubat ayı itibarıyla çalışanların yalnızca yüzde 8’i yüzde 31’in üzerinde bir zam aldığını belirtirken, bu oran 2025’te yüzde 14, 2024’te ise yüzde 42 seviyesindeydi. Buna karşılık her üç çalışandan biri, Ocak ayında maaşına hiç zam yapılmadığını ifade ediyor. Bu tablo, yüksek enflasyona rağmen ücret artışlarının geniş bir kesim için sınırlı kaldığını ortaya koyuyor.
Asgari ücretle yapılan karşılaştırma da bu yavaşlamayı netleştiriyor. Asgari ücret 2024’te yüzde 49, 2025’te yüzde 30 artırılmışken, 2026 için artış oranı yüzde 27’de kaldı. Genel ücret zamları ise bu artışların da gerisinde seyrediyor.
Kamu ve özel sektör arasında açılan fark
İstihdam türlerine bakıldığında en belirgin ayrım kamu çalışanları ile özel sektör arasında görülüyor. Devlet memurlarının büyük kısmı yüzde 10–20 aralığında zam alırken, bunun arkasında yılda iki kez yapılan maaş güncellemeleri bulunuyor. Asgari ücretle çalışanlar ve özel sektördeki ücretliler için ise artışlar daha sınırlı ve düzensiz.
Özel sektörde çalışanların önemli bir bölümü Ocak ayında hiç zam almadığını söylerken, yaklaşık her dört kişiden biri yüzde 10–20 arasında artış gördüğünü belirtiyor. Yüzde 31’in üzerinde zam alanların oranı ise hem kamu hem özel sektörde oldukça düşük seviyelerde kalıyor.
Eğitim seviyesi zamları nasıl etkiliyor?
Veriler, eğitim seviyesi yükseldikçe zam almayanların oranının azaldığını ortaya koyuyor. Üniversite ve üzeri eğitime sahip çalışanlar, daha düşük eğitim seviyelerine kıyasla daha düzenli ama sınırlı artışlar görüyor. Buna karşılık yüksek oranlı zam alanların payı, eğitim düzeyi ne olursa olsun yüzde 8–10 bandında sıkışmış durumda.
Bu eğilim, özellikle kamu çalışanlarının yılda iki kez yapılan artışlarla daha öngörülebilir bir gelir artışı yaşadığını, özel sektörde ise belirsizliğin sürdüğünü gösteriyor. Sonuç olarak 2026’nın başında ücret artışları, geniş bir kesim için beklentilerin altında kalırken, çalışanların gelir planlamasında temkinli bir döneme girildiğine işaret ediyor.