Kuzey Amerika'nın ev sahipliğinde düzenlenen Dünya Kupası'nda heyecan sürerken, ilk grup maçında Curaçao karşısında 7-1'lik ezici bir galibiyet alan Almanya'da gözler Toronto'da oynanacak Fildişi Sahili karşılaşmasına çevrildi. Turnuvaya muazzam bir başlangıç yapan Panzerler için bu müsabaka, sadece bir üst tura yükselme mücadelesi değil, aynı zamanda Alman futbol literatürüne geçen "İkinci Maçın Laneti" ile yüzleşme anlamına geliyor. Takımın kamp yaptığı Kuzey Carolina'daki yaban hayatına ve tehlikeli yılanlara atıfta bulunan deneyimli oyuncu Joshua Kimmich, turnuvadaki mevcut durumun da benzer bir dikkat ve saygı gerektirdiğini belirterek Fildişi Sahili'nin ne denli kaliteli ve zorlu bir rakip olduğuna dikkat çekiyor.
Milenyumdan bu yana turnuva geçmişi incelendiğinde, Almanların açılış maçlarındaki görkemli performansların ardından ikinci maçlarda ciddi bir zayıflık ve konsantrasyon kaybı yaşadığı görülüyor. Teknik direktörler Jürgen Klinsmann ve Joachim Löw dönemlerindeki en başarılı süreçlerde bile bu sendromun önüne geçilemedi. Panzerler, başarıyla tamamladıkları 2014 Dünya Kupası'nda Gana ile 2-2 berabere kalırken, EURO 2008'de Hırvatistan'a 2-1, 2010 Dünya Kupası'nda ise Sırbistan'a 1-0 mağlup olarak gruptan çıkma şansını son maçlara bırakmıştı. EURO 2016'daki Polonya beraberliğinin ardından dönemin yıldızlarından Sami Khedira'nın yaptığı "İyi geçen ilk maçın ardından fazla rahatladık" özeleştirisi, bu kronik sorunun temel kaynağını özetliyor.
Almanya Milli Takımı Teknik Direktörü Julian Nagelsmann da oyuncularını bu geleneksel rehavete karşı uyarırken, Fildişi Sahili'nin savunma direnci istatistiklerle ön plana çıkıyor. Dünya Kupası elemelerindeki 10 maçta kalesini gole kapatan ve son hazırlık maçında şampiyonluk favorisi Fransa'yı deviren Afrika temsilcisi, turnuvanın en tehlikeli ekiplerinden biri olarak kabul ediliyor. Spor otoritelerine göre, ilk maçta çok az dirençle karşılaşan Almanya'nın erken aşamada böyle ciddi bir sınav vermesi, turnuvanın ilerleyen safhaları için takımı zamanında uyandıracak hayırlı bir zorluk olarak da değerlendiriliyor.









