Münevver Karabulut, 3 Mart 2009 tarihinde Bahçeşehir’deki bir villada hayatını kaybetmiş, parçalanmış cesedi ise Etiler’de bir çöp konteynerinde bulunmuştu. Olay, toplumsal bir şok yaratmış ve medyada geniş yankı uyandırmıştı. Münevver’in katili olarak yargılanan Cem Garipoğlu, 2011 yılında mahkemece 24 yıl hapis cezasına çarptırılmış, 2014 yılında ise kaldığı Silivri 5 No’lu Cezaevi’nde intihar etmişti. Bu olayın ardından Garipoğlu’nun cenazesi, ailesinin talebi üzerine toprağa verilmişti.Başsavcılığın Kararı
Cem Garipoğlu’nun mezarının açılması ve "fethi kabir" işlemlerinin yapılması için Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na talimat yazısı gönderildi. Karabulut’un babası Süreyya Karabulut’un, yıllar sonra yeniden açılan bu dosya ile ilgili yaptığı talep, aile için bir anlamda adalet arayışının devam ettiğini gösteriyor. Aile, Garipoğlu’nun mezarının açılmasının ardından yapılacak DNA testleriyle, olayla ilgili yeni bilgilere ulaşmayı umuyor.Olayın Geçmişi
Münevver Karabulut’un cinayeti, Türkiye’de genç yaşta hayatını kaybeden birçok kadın cinayetinin simgesi haline gelmişti. Olayın ardından Garipoğlu’nun tutuklanması, halkta büyük bir tepki yaratmış; sosyal medyada ve sokaklarda “Adalet” çağrıları yükselmişti. Cinayet davasının ardından Garipoğlu’nun cezaevinde intihar etmesi, birçok sorunun da kapısını aralamıştı. Aile, bu süreçte adaletin tam olarak yerini bulmadığını düşünmekte.Neden Şimdi?
Cem Garipoğlu’nun mezarının açılması, birçok soru işaretini gündeme getiriyor. Aile, Garipoğlu’nun ölümünden sonra yapılan otopsinin doğruluğu hakkında şüpheler taşıyor. Ayrıca, olaya dair bazı bilgilerin hala eksik olduğuna inanıyorlar. Geçmişte alınan DNA örneklerinin, Garipoğlu’nun kimliği ile uyuştuğu belirtilmişti. Ancak, bu durumun kesin bir sonuca ulaşıp ulaşmayacağı, mezarın açılmasının ardından yapılacak testlerle ortaya çıkacak.





