İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1990’lı yıllarda yargılandığını hatırlatarak, o dönemdeki yargılamaların ve cezaevi süreçlerinin daha şeffaf bir şekilde yönetildiğine dikkat çekti. “Sayın Cumhurbaşkanı 90’lı yıllarda yargılandı. Cezaevini, adliye koridorlarını en iyi Sayın Cumhurbaşkanı bilir. Hem de DGM gibi üst yetkili mahkemelerde bu süreç yönetildi. Elini kolunu sallaya sallaya duruşmalara gitti” ifadelerini kullanan İmamoğlu, bugün Türkiye’deki yargı sürecinin çok daha problemli hale geldiğini söyledi. “Kimse sabahın kör vakti evini basıp onu evden almadı. Eğer biz 25-30 yıl öncesini adalet olarak arar hale geldiysek, çok kötü bir durumdayız” diyerek, mevcut hukuki durumun alarm verdiğini belirtti.
Akpolat’ın tutuklanması ve ihalelerle ilgili soru işaretleri
İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın tutuklanma sürecini de gündeme getirerek, Akpolat’a yöneltilen suçlamaların yetersiz olduğunu ifade etti. Akpolat’ın suçlamalarının sadece "bir araba satışı" ile ilgili olduğuna değinen İmamoğlu, benzer durumların diğer belediye başkanlarında da yaşandığını belirterek şunları söyledi: “Başkanımıza yönelik suçlamalar bir araba satışıyla ilgili. Peki aynı kişi, Isparta Belediye Başkanı’na milyonlarca lira değerinde araba hediye etmiş. Acaba bunun ihaleyle ilgisi var mı? Bunu da soruşturacaklar mı?”
Esenyurt Belediye Başkanı ve hukuksuzluk eleştirisi
İmamoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanma sürecine dair de sert eleştirilerde bulundu. "Apar topar hapse atılan Esenyurt Belediye Başkanı için, ‘Çok büyük şeyler var, bildiğiniz gibi değil…’ deniyor. 80 günü geçti, iddianamesi hala yazılmadı" diyerek, Türkiye’deki yargı sürecindeki hukuksuzlukları ve belirsizlikleri vurguladı. İmamoğlu, siyasetin yargıyı silah gibi kullanmasının, Türkiye’yi çok kötü bir noktaya getirdiğini ifade etti.
“Kimse kendini güvende hissetmesin”
İmamoğlu, Türkiye’deki hukuk sisteminin siyasi amaçlarla çarpıtılmasına ve bu sürecin toplumda yarattığı güvensizliğe de dikkat çekti. “Bunu seyretmek, ‘Bana bir şey olmaz’ demek kadar, bir insanın kendini aldatması düşünülemez. Bugün yandaş gibi görünenler, yanında duranlar dahi, öyle bir an gelir ki çıkarına ters düşersin, bir gecede seni alabora ederler” şeklinde konuşan İmamoğlu, kimsenin güven içinde olmadığını belirtti.
İstanbul’a yönelik saldırılar ve İBB'nin kazanımları
Son olarak İstanbul’un yönetimine yönelik yapılan saldırılara değinen İmamoğlu, İstanbul’un nasıl hedef alındığını ve CHP’nin İstanbul’da büyük bir zafer kazandığını söyledi. “İstanbul’a dair bu uygulamaların sahibi olduğunu düşünüyorum. Net. Başka hiçbir sahibi, adresi yoktur” diyen İmamoğlu, 26 ilçeyi birden kazanan CHP’nin iktidar tarafından hedef alındığını belirtti. İstanbul’un ve İstanbul halkının bu süreçteki haklarını savunmaya devam edeceğini ifade etti.





