Türkiye'nin dış politika ve güvenlik ajandası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılacak Kabine toplantısında kapsamlı bir şekilde masaya yatırılıyor. Toplantının ana eksenini, geçici ateşkes süresinde sona yaklaşılan ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş ile Lübnan'daki son durum oluşturuyor. Bölgenin yeniden bir ateş çemberine dönmemesi için yürütülen diplomasi trafiği ve Türkiye'nin bu süreçteki arabuluculuk rolleri detaylandırılacak. Özellikle savaşın bölgesel ekonomiye etkileri ve Türkiye'nin bu türbülansı en az hasarla atlatması için alınacak ilave ekonomik tedbirler Kabine'nin öncelikli maddeleri arasında yer alıyor.
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmeler, enerji arz güvenliği açısından toplantının bir diğer kritik başlığını teşkil ediyor. ABD'nin uyguladığı deniz ablukası sonrası İran'ın boğazı yeniden kapatma kararı alması, küresel piyasaları hareketlendirirken Türkiye'nin enerji rotaları üzerindeki stratejik planlamaları da gözden geçirilecek. Gazze'deki durum ve Gazze Barış Planı'nın sahada hızlandırılmasına yönelik atılacak diplomatik adımlar da görüşülecek. İsrail'in ateşkes sürecine rağmen devam eden saldırılarına karşı uluslararası toplumun harekete geçirilmesi için yürütülen çabalar değerlendirilecek.
İç güvenlik ve toplumsal barış projeleri de toplantının önemli bir kısmını oluşturuyor. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen tarihi süreçte gelinen son aşama Bakanlar Kurulu'na sunulacak. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan nihai raporun detayları ele alınarak, bu kapsamda atılacak yasal adımların takvimi belirlenecek. Terörün tamamen gündemden çıkarılması ve toplumsal huzurun pekiştirilmesi amacıyla hazırlanan reform paketlerinin içerikleri Kabine üyelerince müzakere edilecek. Sosyal destekler ve ekonomik hedeflere dair güncel verilerin de toplantıda paylaşılması bekleniyor.








