Kurtulmuş, darbenin milletin iradesini yok sayarak, vatandaşların hak ve özgürlüklerini gasp ettiğini vurguladı. Bu dönemde yaşanan hukuksuzluklar, haksız yargılamalar, işkenceler ve idamların toplumsal vicdanı derinden etkilediğini ifade etti.
Kurtulmuş, 12 Eylül darbesinin Türkiye'nin bağımsızlığını hedef alan bir emperyalist müdahale girişimi olduğunu ve ülkeyi ekonomik, siyasi ve toplumsal anlamda geri götürdüğünü söyledi. Darbenin toplumsal kutuplaşmayı artırdığını, özgürlükleri kısıtladığını ve askeri vesayetin gölgesini beraberinde getirdiğini belirtti. Ayrıca, darbe dönemlerinden kalan 1982 Anayasası'ndan kurtulmanın zamanının geldiğini ve milletin iradesini tam anlamıyla yansıtan, demokratik, sivil, kapsayıcı ve özgürlükçü bir anayasa yapmanın en büyük görevleri olduğunu ifade etti.
Kurtulmuş, katılımcı demokrasiye dayanan, insan hak ve özgürlüklerini güvence altına alan, toplumsal uzlaşmayı ve adaleti sağlayan bir anayasanın, Türkiye'nin huzur ve güven içinde geleceğe yürümesinin en büyük güvencesi olacağını belirtti. Türkiye'nin bir daha asla darbelerin yaşanmayacağı bir demokratik ülke olması gerektiğini vurguladı ve darbe anayasalarının değil, millet iradesinin şekillendirdiği bir Türkiye inşa etmenin demokrasiye ve gelecek nesillere olan borçları olduğunu söyledi. Son olarak, 12 Eylül darbesinin acımasız süreçlerinde hayatını kaybeden, haksız yere yargılanan, işkenceye uğrayan ve hakları ellerinden alınan tüm vatandaşları saygıyla andığını belirtti.





