Türk milletinin tarihteki en büyük kültürel zaferlerinden biri olarak kabul edilen Türkçenin resmi dil ilan edilişi, bugün 749. yaşına girdi. 13 Mayıs 1277 tarihinde Karamanoğlu Mehmet Bey’in "Şimden gerü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecalis ve seyranda Türki dilinden gayrı dil söylemeyeler" diyerek yayımladığı o tarihi ferman, Türk kültürünün korunması ve gelecek nesillere bir miras olarak aktarılmasında en hayati dönüm noktası oldu. Bugün bu büyük gün, Türkiye genelinde ve özellikle Türkçenin başkenti Karaman'da "Türk Dil Bayramı" olarak coşkuyla kutlanıyor.
Türkçe, sadece kadim bir dil değil, aynı zamanda günümüzde dünyanın en çok konuşulan 6. dili olarak dev bir kültür köprüsü vazifesi görüyor. Balkanlar’dan Kıbrıs’a, Türk cumhuriyetlerinden Irak ve Suriye’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada 200 milyondan fazla kişi bu köklü dille iletişim kuruyor. Dünyada yabancı dil olarak öğrenilme sırasında 5. basamağa yerleşen Türkçemiz, Yunus Emre’den Ali Şir Nevai’ye kadar uzanan mana kapılarıyla küresel bir edebiyat ve bilim dili olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Türkistan’dan Anadolu’ya: Yazı dilinin şahlanışı
Türklerin Anadolu’yu vatan kılmasıyla başlayan süreçte Türkçe, yaklaşık 200 yıl boyunca halkın bağrında konuşma dili olarak yaşadı. 13. yüzyıldan itibaren ise Yunus Emre’nin duru Türkçesiyle Anadolu’da ilk manzum ve mensur eserler verilmeye başlandı. 15. yüzyılda Ali Şir Nevai’nin "Muhakemetü’l-Lugateyn" eseriyle Türkçenin Farsçadan daha üstün ve zengin bir dil olduğunu ispatlaması, milli dil şuurunun bir başka altın sayfasını oluşturdu. Osmanlı padişahlarının da yakından ilgilendiği bu sadeleşme ve millileşme süreci, bugün modern Türkiye Türkçesi’nin temel taşlarını oluşturdu.
Milli kimliğin teminatı: Dil bayramı etkinlikleri
Türkçenin korunması ve yabancı dillerin istilasına karşı savunulması noktasında verilen bu büyük mücadele; Karaman, Ermenek ve Balkusan köylerinde düzenlenen anma etkinlikleriyle yaşatılıyor. Uzmanlar, dilin sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda milli bağımsızlığın ve toplumsal birliğin yegane teminatı olduğunu vurguluyor. Karamanoğlu Mehmet Bey’in açtığı bu mukaddes yol, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim, bilim, basın ve edebiyat dünyasında parlamaya devam ediyor.





