İsrail yönetiminin uluslararası hukuku ve insan haklarını hiçe sayan agresif tutumuna karşı Türkiye, diplomatik alanda en sert tepkiyi verdi. Akdeniz'de insani misyon yürüten Küresel Sumud Filosu'na yapılan hukuk dışı baskının ardından, alıkonulan sivil aktivistlere yönelik uygulanan şiddet Ankara’nın sert refleksine yol açtı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, sergilenen bu zorbalığın kabul edilemez olduğu ve küresel vicdanı derinden yaraladığı vurgulandı.
Bakanlık açıklamasında, barışçıl bir insani yardım ve farkındalık hareketi olan filoya saldıran ve aktivistlere şiddet uygulayan İsrailli bakanın profiline dikkat çekildi. Söz konusu bakanın Gazze’de aylardır sürdürülen katliamların ve soykırım politikalarının baş aktörlerinden biri olduğu hatırlatılan bildiride, "Bu saldırı, Netanyahu hükümetinin şiddet odaklı, hukuk tanımaz ve barbar zihniyetini tüm dünyaya bir kez daha alenen göstermiştir" ifadelerine yer verilerek İsrail hükümetinin suç ortaklığı tescillendi.
Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın neresinde olursa olsun vatandaşlarının haklarını ve can güvenliğini koruma noktasındaki tavizsiz duruşunu bu krizde de hızlıca devreye soktu. Filoda yer alan Türk vatandaşlarının ve diğer ülkelerden katılımcıların derhal ve salimen serbest bırakılması için Dışişleri Bakanlığı koordinesinde adımlar atıldı. İlgili diğer devletlerin dışişleri misyonlarıyla eş güdüm halinde yürütülen diplomatik temasların, en kısa sürede neticeye ulaştırılması için kararlılıkla çalışıldığı belirtildi.





