Beslenme dünyasında sadece ne yediğimiz değil, besinleri ne ile birlikte tükettiğimiz de büyük önem taşıyor. Uzmanlar, belirli gıdaların bir araya geldiğinde biyoyararlanım adı verilen sindirim sonrası kana karışma oranını ciddi şekilde yükselttiğini vurguluyor. Miami Üniversitesi'nden biyokimya uzmanı Jean-Marc Zingg, pek çok faydalı bileşiğin vücut tarafından emilmeden parçalandığını, ancak bazı besinlerin birbirini tamamlayarak bu süreci iyileştirdiğini ifade ediyor.
Özellikle havuç, domates ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan karotenoidler ile sağlıklı yağların eşleşmesi bu durumun en temel örneklerinden biridir. A vitaminine dönüşen beta-karoten ve kalp sağlığını destekleyen likopen gibi bileşikler yağda çözünmektedir. Diyetisyen Kate Donelan, yağın bu besinlerin kapısını açan bir anahtar görevi gördüğünü belirterek sebzelerin avokado veya zeytinyağı ile tüketilmesini öneriyor. Ayrıca domates ve havuç gibi sebzelerin pişirilerek tüketilmesi, faydalı bileşiklerin miktarını ve vücuttaki emilimini çiğ hallerine göre kat kat artırıyor.
Bir diğer kritik eşleşme ise bitkisel kaynaklı demir ile C vitamini arasında bulunuyor. Ispanak veya Brüksel lahanası gibi bitkisel demir kaynaklarının vücut tarafından emilmesi hayvansal kaynaklara göre daha zordur. Ancak limon suyu gibi C vitamini içeren gıdalarla birlikte tüketildiklerinde, bu demirin çözünürlüğü artarak emilimi kolaylaşıyor. Benzer şekilde zerdeçalın içinde bulunan kurkuminin vücutta kalma süresini uzatmak için karabiberdeki piperin maddesinden yararlanılıyor. Yapılan çalışmalar, karabiberin zerdeçaldaki kurkumin emilimini yüzde 2000 oranında artırabildiğini gösteriyor. Bu nedenle altın süt veya köri gibi karışımların tüketilmesi sağlığa olan katkıyı en üst seviyeye çıkarıyor.









