Almanya’nın köklü gazetelerinden Stuttgarter Zeitung, konuya ilişkin analizinde "İran tarihinin en büyük zaferlerinden birini kutluyor" ifadesine yer verdi. Gazete, anlaşma maddeleri arasında yer alan Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açık tutulması maddesinin aslında batı için büyük bir kazanım olmadığını, çünkü krizden önce de bölgede seyrüsefer özgürlüğünün zaten mevcut olduğunu hatırlattı.
Alman medyasındaki analizlerde, Tahran’ın müzakere sürecini çok iyi yönettiği vurgulanıyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung, "Trump ile müzakereler: İran’dan çelişkili sinyaller" başlığıyla yayımladığı incelemede, İran’ın Washington’dan gelen baskıları zamana yayarak başarıyla atlattığını yazdı. Gazete, İran’ın bölgedeki askeri kapasitesini, füze programını ve Lübnan’daki Hizbullah gibi Direniş Ekseni unsurlarına verdiği desteği hiçbir şekilde tartışmaya açmadan masaya oturduğunun altını çizdi. Bu stratejiye karşılık, İran’ın uluslararası alanda dondurulmuş milyarlarca doları serbest kalacak. Anlaşmayla birlikte 90 milyon nüfusa, devasa enerji rezervlerine ve güçlü bir füze cephaneliğine sahip olan ülkenin, üzerindeki uluslararası yaptırım prangalarını kıracağı ifade ediliyor.
Der Spiegel dergisi ise madalyonun diğer yüzünü, yani anlaşmanın İsrail cephesindeki yansımalarını sayfalarına taşıdı. "Netanyahu ortada kaldı" yorumunu yapan dergi, bu mutabakatın Tel Aviv yönetiminde tam bir felaket olarak algılandığını ve ABD ile Netanyahu arasındaki ortaklığın muhtemelen sonuna gelindiğini ileri sürdü.
Medya stratejik dengeleri tartışırken, Avrupalı liderler ise konunun ekonomik ve lojistik boyutuna odaklanmış durumda. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, mutabakatın küresel ekonominin toparlanmasına ve Orta Doğu’nun istikrara kavuşmasına ciddi katkı sağlayabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefer özgürlüğü için kalıcı olarak açık kalması gerektiğini söyleyen Merz, gelecek dönemdeki müzakerelerin İran’ın askeri nükleer programını denetlenebilir şekilde sonlandırmayı garanti etmesi gerektiğini hatırlattı.
Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi’ne de bu anlaşma damgasını vurdu. Ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD-İran mutabakatını olumlu bir gelişme olarak nitelendirerek, G7 kapsamında özel bir İran oturumu düzenleyeceklerini açıkladı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise Fransa, Almanya, İngiltere ve İtalya olarak mutabakat zaptını güçlü bir şekilde desteklediklerini ilan etti. Sürece arabuluculuk eden Katar ve Pakistan'a teşekkür eden Meloni, seyrüsefer özgürlüğünün korunması ve Hürmüz Boğazı'nın tam anlamıyla güvenli hale getirilmesi için ortaklarla birlikte uluslararası bir deniz gücü varlığına katkıda bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.





