Küresel havacılık sektörü, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin jet yakıtı fiyatlarını iki katından fazla artırmasıyla zorlu bir döneme girdi. Havacılık analitik firması Cirium ve Britanyalı havacılık kuruluşlarının verilerine göre, havayolu şirketleri maliyet baskısı nedeniyle mayıs ayı programlarından yaklaşık iki milyon koltuğu sildi. Dünya genelinde 13 bin uçuşun iptal edildiği bu dalgalanmada, operasyonel azalmanın en yoğun yaşandığı merkezler İstanbul ve Münih olarak kayıtlara geçti.
Jet yakıtı fiyatları iki ayda ikiye katlandı
Savaşın başlamasıyla birlikte jet yakıtı maliyetlerinde görülen keskin artış, havayolu şirketlerinin bilet fiyatlarını güncellemesine ve yaz tarifelerini daraltmasına neden oldu. Şubat ayı sonunda ton başına 831 dolar seviyesinde olan yakıt fiyatları, nisan başında 1.838 dolara kadar fırladı. Havayolu şirketleri şu an için fiziksel bir tedarik sorunu yaşamadıklarını bildirse de uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve İran-İsrail gerilimi nedeniyle sevkiyatların aksamasının birkaç hafta içinde ciddi bir kıtlığa yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Dev şirketlerden uçuş iptali hamlesi
Krizin derinleşmesiyle birlikte Air France, KLM, Delta, Air Canada ve SAS gibi dev havayolu şirketleri yaz tarifelerini şimdiden küçülttü. Alman Lufthansa grubu ise daha sert bir adım atarak ekim sonuna kadar planlanan 20 bin uçuşunu kaldırdığını duyurdu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise Avrupa’nın haziran ayına kadar jet yakıtı kıtlığıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunarak, alternatif kaynaklardan acil tedarik sağlanması gerektiğini vurguladı.
Uçuşların iptal edilmesiyle binlerce yolcu mağduriyet riskiyle karşı karşıya kalırken, tüketici hakları savunucuları "paket tatil" uyarısında bulundu. "Which? Travel" editörü Rory Boland, planların aksaması durumunda tur operatörlerinin yasal yükümlülükleri nedeniyle yolcuların tekil bilet alımlarına göre daha korunaklı olduğunu hatırlattı. İngiltere Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander ise durumun hızla geliştiğini ve jet yakıtı ithalatının önemli bir kısmının geldiği Orta Doğu'daki sevkiyat yollarını yakından takip ettiklerini belirtti.





