Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği davada karar açıklandı. Belediye kaynaklarının usulsüz kullanımı, rüşvet ağı ve irtikap suçlamalarıyla yargılanan sanıklar hakkında hüküm veren mahkeme heyeti, milli kaynakların korunması noktasında tavizsiz bir duruş sergiledi. Toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada, görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Niyazi Nefi Kara ve ekibine verilen cezalar, yerel yönetimlerde şeffaflık ve dürüstlük ilkelerinin önemini bir kez daha hatırlattı.
Mahkeme heyeti, sanık Niyazi Nefi Kara’nın "suç işlemek amacıyla örgüt yönetmek", "irtikap", "zimmet", "rüşvet" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarını işlediğine hükmetti. Kara; örgüt yöneticiliğinden 5 yıl, irtikaptan 10 yıl 10 ay, zimmetten 5 yıl, rüşvetten 13 yıl 6 ay ve para aklama suçundan 12 yıl 6 ay olmak üzere toplamda 45 yıl 22 ay 13 gün hapis cezasına çarptırıldı. Kararın ardından tutukluluk halinin devamına karar verilen Kara, yargı önünde hesap verdi.
Soruşturmanın en dikkat çekici detaylarından biri olan "baklava kutusu içerisinde rüşvet teslimatı" iddiaları da mahkeme tarafından karara bağlandı. Eski Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter, rüşvet çarkındaki rolü ve örgüt üyeliği gibi suçlardan toplam 40 yıl 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca Tüter’e 2 milyon lira tutarında adli para cezası verilerek, kamuya verilen zararın maddi tazmini noktasında da adım atıldı.
Yargılama sürecinde diğer sanıklar hakkında da çeşitli hapis ve beraat kararları verilirken, tutuklu bulunan diğer 6 sanığın durumunun devamına hükmedildi. Hukukçular ve kamuoyu temsilcileri, bu kararın yerel yönetimlerdeki yolsuzlukla mücadele konusunda emsal niteliği taşıdığını ifade ediyor. Devletin ve milletin emaneti olan belediye kaynaklarının korunması noktasında verilen bu ağır cezalar, demokratik hukuk düzeninin işlerliğini bir kez daha ispatladı.





