NOTER ŞART MI?
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Geçerlilik Meselesi
Av. Merve GÜLDÜR
Bir arsa, bir teklif, karşılıklı güven… Müteahhit çizimi çıkarıyor, “Sana 2 daire, bana 3,” diyor. Arsa sahibi memnun, el sıkışılıyor. Hatta bazen yazılı bir teklif hazırlanıyor. Altına da “onaylıyorum” yazılıyor, imzalar atılıyor. Kazma vuruluyor, inşaata başlanıyor. Her şey yolunda gibi… Ama bir şey eksik: Noter. Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, hem arsa sahibinin hem müteahhidin ciddi yükümlülükler altına girdiği karma bir sözleşme türüdür. Ve bu sözleşmelerde şekil şartı bir ayrıntı değil, hukuki bir zorunluluktur. Çünkü işin içinde taşınmaz satış vaadi vardır. Yani bu sözleşmenin hukuken geçerli olabilmesi için noter huzurunda düzenlenmesi gerekir. Sadece yazılı bir teklifin altına imza atmak ya da “onaylıyorum” demek yetmez. Geçtiğimiz aylarda Ataşehir’de yaşanan bir olay bu konuyu net şekilde ortaya koydu. Müteahhit yazılı bir teklifle arsa sahiplerine gitti. Teklif kabul edildi, hatta inşaatın kabası bile tamamlandı. Ancak taraflar noter kapısından girmediği için mahkeme sözleşmeyi geçersiz saydı. Müteahhitin yaptığı işler için arsa sahiplerinden bedel talep edilemedi; çünkü ortada hukuken geçerli bir sözleşme yoktu. Yani: İmza varsa sözleşme olur sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Hukuk, imzayı değil, şekli esas alır.Noter olmadan kat karşılığı sözleşme geçerli değildir. “Onaylıyorum” yazmak sizi korumaz. İnşaat başlasa bile resmi sözleşme yoksa risk çok büyüktür.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapacak olan herkese önerim şu: Ne kadar güvenirseniz güvenin, kazma vurulmadan önce noter kapısından geçin. Çünkü hukuki güven, iyi niyetten değil, usulden doğar.



















